Bir kış günü açmışım gözlerimi.. Belki ondandır hep kışı sevmem.. Bazen kış kadar soğuk olmam.. Azıcık ısıtırım belki diye kücük kücük notlar alıyorum işte.. Kimse okumasa da ben okurum. Evet bu kadar da ukalayım.Bu hayat benim, odağında da ben varım. hadi bakalım.
şimdi dağılın.!
(Source: rezondetoru, via dokuzcanli)
Seni (hayatımda ilk defa sevmek fiilini tüm doğru kurulmuş cümlelerimin en başına yerleştirdim.
cümleler devrilse de ben bu halimi çok sevdim.
kendimi sevdiğimden daha çok sevdim sevgili.
gel desin geleyim, geldikten sonra hiç gitme desin. ömrümce ömrü olayım istedim.
benliğim, bedenim, ruhum, arzularım, yaşama bağlılığım her şeyim senden ibaret olsun istedim.
sensizken bile.
bensiz yaşayabilir misin diye sorduğunda, nefes alamadığımı hissettim.
kimse sarılmasın boynuma sen gibi.
senin gibi hiç kimsem olmasın.) seviyorum.
Kızma.
Yazmak istiyorum.
Geçmez sandığım şeylerin hepsi geçmiş.
İçimi kanırtırcasına ağladığım, ruhumu yitirircesine içtiğim masada seninle kahkahalar atarak oturuyorum.
Bacaklarım titreyerek yürüdüğüm yolda seninle yürüyorum.
Kaybettiğim yeşili, pembeyi, sarıyı seninle tekrar üzerime geçiriyorum.
En güzeli de ne biliyor musun?
O yol, o masa o renkler.. Sen yanımdayken hiç biri senden daha önemli değil.
Ruhumun yaraları geçmiş…
Bebeğim,
Seninle ilk kez 7 yıl önce konuşmuştum. 19 yıllık omuzlarım yorgundu, gözlerim bakmıyordu.
Şimdi gözlerim babanı görüyor. Sana söz verdiğim gibi güçlü bir adam o. Annenin dağılmasına izin vermiyor.
Sen karnımda oluşmaya başladığın andan itibaren seni belki de benden daha çok sevecek biliyorum.
Sana bütün renkleri anlatmıştım, kırmızıyı göreceksin aşkla, pembeyi göreceksin mutlulukla demiştim ya.. Önce babanla ben göstereceğiz sana bunları.
Henüz ismine karar veremedik ama baban benim seni şımartmayacağımı düşünüyor. ‘Sen çok şımarıksın ya kendin gibi olsun istemezsin diyor.’ Gülümsüyorsun değil mi sen de buna?
Dışarı çıkmak istediğinde izin verme konusunda anlaşamadık hala ama sana bir tüyo vereyim. Bir gülücüğünle kandırırsın babanı. Öyle temiz ki o; sen eve gelene kadar kendini kemireceğini bilse de gülücüğüne kıyamaz. Ama şimdiden anlaşalım bunu kötüye kullanmak yok, tamam mı?
Tanışmamıza biraz daha zaman var bebeğim. Sen gelmeden önce hazırlanmalıyız. Kırmızı halıyla karşılamaktan ziyade, baban da benim kadar iyi bir gelecek istiyor senin için. Sevgi dolu bir aile hazır, bir kaç ufak detay kaldı sadece. Düğün, ev, iyi birer iş falan. Sen de bizim için dua et ki hemen gelebilesin.
Hadi bakalım şimdi yum gözlerini, kirpiklerine babanın huzuru bulaşsın.
Tatlı uykular bebeğim, biz seni kucaklayana kadar mutlu kal….
‘Çocuk’ dedim, ‘kadın’ oldum.
Hırpalandım, saç rengimden, gülümsememden, sigara içişimden tiksindim.
‘Adam’ dedim, ‘çocuk’ oldum.
Ağladım, gülümsememi, saçlarımı, burnumu sevdim. Tanımadığım bir ‘Şeyda’ oldum. Kendimden tiksindim.
Temmuz’da tekil sıfatlardan vazgeçtim.
‘Kadın’ oldum.
‘Çocuk’ oldum.
‘Çocuk’ dedim.
‘Adam’ dedim.
Hepsini hakettiğini gördüm.
Kendim oldum.
..Tanrı,
Seninle Oynayacağı oyunu ,
Oynayacağın masayı ,
Zarları ,
Oynayacağın Kişileri Yerleştirir Ve oyuna başlamadan Önce Sırtını Sıvazlıp Aynen şöyle der;
Atacağın zarları biliyorum Şeytanın Bol Olsun..
Soruyorlar “Neyin var?” diye. “Biraz canım sıkkın, önemli bir şey değil” den fazlası çıkmıyor ağzımdan.
Oysa annemle kavga ettiğimde, hiç yoktan hıçkıra hıçkıra ağlamamın sebebi sensin. Sokakta yaralı bir hayvan gördüğümde kahrolmamın sebebi. En yakın arkadaşımdan gelen “Seni çok seviyorum, her zaman benimle ol” mesajını okurken dudaklarımın titremesinin sebebi. Tanımadığım insanların ölüm haberlerini aldığımda kollarımın uyuşmasının sebebi. Kardeşime sarıldığımda içimi kaplayan kırgınlığın, babamı bu denli özlüyor oluşumun sebebi. Aslında canımdan çok sevdiğim insanlara fazla alışmamaya çalışmamın sebebi. Aptal dizilerin, aptal aşk sahnelerinde burkulmalarımın sebebi. Para biriktirmemin sebebi sensin. Yeni yemekler öğrenmeye çalışmamın, hayatımı düzene sokmak için uğraşmamın, saçımı uzatmamın, sigarayı azaltmamın, banyo yapmamın, dişlerimi fırçalamamın, her sabah uyanıyor olmamın sebebi sensin. Umudumu kesmiyor oluşumun sebebi. Azalttığım sigarayı arka arkaya yakmamın sebebi. Kızgınlığımın sebebi sensin, içimdeki şefkatin, nefretin, aklımdaki soruların, kalbimdeki boşluğun, ağzımdaki küfrün, elimdeki şişenin, gözümdeki dalgınlığın, bütün ‘olsun’larımın sebebi sensin.
Soruyorlar “Neyin var?” diye. “Biraz canım sıkkın ya, önemli bir şey değil” deyip gülmeye devam etmekten fazlası gelmiyor elimden.
“Zaten o kadar çok şey de yaşamadık, yol yakınken kendi hayatlarımıza dönelim” diyen birine aşığım mı diyeyim?
Hatasız çalışma istiyorsan motive edeceksin kardeşim.
Amına koyduklarım ya.
Orospunun doğurdukları.
Orospu çocukları.
götünüze girsin o türbanınız kaltağın doğurduğu sik kafalı kevaşeler
(via kirmizirujlekesi)
(Source: kalkyerineyatt, via kirmizirujlekesi)